Yurtdışında şirket kuran girişimcilerin en yaygın yanılgılarından biri şudur: "Şirket Türkiye'de değil, yurtdışında; öyleyse Türkiye'de vergi ödemem." Gerçek bu kadar basit değildir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 7. maddesi, Türkiye'de tam mükellef olan kişi ve kurumların kontrol ettikleri yurtdışı iştiraklerin kazancını, bu kazanç dağıtılmasa bile, belirli şartlar bir arada gerçekleşirse Türkiye'de vergilendirir. Buna kontrol edilen yabancı kurum kazancı (KGK) kuralı denir.

Bu rehberde kuralın şartlarını, kontrol oranının nasıl belirlendiğini, kazancın Türkiye'de nasıl ele alındığını ve yurtdışı şirket kurmadan önce nelere bakmak gerektiğini anlatıyoruz. Yurtdışı şirket kurulumunun genel yönü için offshore şirket rehberimize bakabilirsiniz. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için vergi danışmanı ve avukat görüşü alınmalıdır.

1. Kural Nedir? Dağıtılmasa Bile Türkiye'de Vergi

KVK m.7/1'e göre, tam mükellef gerçek kişi ve kurumların doğrudan veya dolaylı olarak, ayrı ayrı ya da birlikte sermayesinin, kâr payının veya oy kullanma hakkının en az %50'sine sahip olmak suretiyle kontrol ettikleri yurtdışı iştiraklerinin kurum kazançları, dağıtılsın veya dağıtılmasın, aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde Türkiye'de kurumlar vergisine tabidir.

Bu kuralın amacı, düşük vergili ülkelerde kurulan şirketlerde pasif gelir biriktirerek Türkiye'deki vergiyi ertelemenin önüne geçmektir. Kuralın merkezinde "dağıtılmayan kazanç" vardır: yurtdışı şirketin hesabında kâr birikse bile, şartlar oluşmuşsa bu kâr Türkiye'de vergilendirilebilir.

2. Dört Şart Birlikte Aranır

Kazancın Türkiye'de vergilendirilmesi için kontrol şartına ek olarak şu şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir (m.7/1):

  • a) Pasif gelir ağırlığı: İştirakin toplam gayrisafi hasılatının %25 veya fazlasının, faaliyet ile orantılı sermaye, organizasyon ve eleman istihdamı suretiyle yürütülen ticari, ziraî veya serbest meslek faaliyeti dışındaki faiz, kâr payı, kira, lisans ücreti, menkul kıymet satış geliri gibi pasif nitelikli gelirlerden oluşması.
  • b) Düşük vergi yükü: Yurtdışındaki iştirakin ticari bilanço kârı üzerinden %10'dan az oranda gelir ve kurumlar vergisi benzeri toplam vergi yükü taşıması.
  • c) Hasılat eşiği: Yurtdışında kurulu iştirakin ilgili yıldaki toplam gayrisafi hasılatının, kanunda belirtilen 100.000 YTL (yani 100.000 TL) karşılığı yabancı parayı geçmesi. Kanun metnindeki bu tutar sabittir; yıllık yeniden değerleme oranıyla artırılmaz; bu nedenle enflasyon karşısında eşik düşük kalmıştır.

Kontrol oranı olarak, ilgili hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte sahip olunan en yüksek oran dikkate alınır (m.7/3). Yani yıl boyunca bir gün %50'nin üzerine çıkmak yeterli olabilir. Toplam vergi yükü ise KVK m.5/1-(b) bendindeki tanıma göre tespit edilir (m.7/2).

Önemli: Kural, her yurtdışı şirketi kapsamaz. Gerçek bir ticari faaliyetin (satış, hizmet, üretim) yürütüldüğü ve gelirin ağırlıkla aktif gelirden oluştuğu şirketlerde pasif gelir şartı gerçekleşmez. Pasif ağırlıklı şirketlerde (örneğin sadece faiz, temettü veya menkul kıymet geliri elde eden holdingler) risk yüksektir.

3. Kazanç Türkiye'de Nasıl Vergilenir?

Şartlar gerçekleşirse, yurtdışı iştirakin elde ettiği kâr, iştirakin hesap döneminin kapandığı ayı içeren hesap dönemi itibarıyla, tam mükellef kurumların kurumlar vergisi matrahına hisseleri oranında dahil edilir (m.7/4). Yani kazanç, iştirakin dağıtım kararı alıp almamasından bağımsız olarak, ortağın Türkiye'deki beyanında yer alır.

Bu şekilde Türkiye'de vergilenmiş kazancın yurtdışındaki kurum tarafından sonradan dağıtılması hâlinde, elde edilen kâr paylarının vergilenmemiş kısmı kurumlar vergisine tabi tutulur (m.7/5). Bu düzenleme çifte vergilemeyi önlemeye yöneliktir; ancak uygulamada mahsup ve indirim hükümleri ile birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Kanun "tam mükellef gerçek kişi ve kurumlar"dan söz eder. Kuralın gerçek kişi ortaklar bakımından nasıl uygulanacağı, vergilemenin hangi kanun hükmü ve hangi beyanname üzerinden yapılacağı ayrıca değerlendirilmelidir; bu nokta kişisel durum ve güncel idari açıklamalara göre değişebilir.

4. Hangi Yurtdışı Şirketler Risk Altındadır?

Yukarıdaki şartlara bakıldığında özellikle şu yapılar dikkat çeker:

  • Düşük vergili veya vergisiz ülkede kurulan yatırım/holding şirketleri: Gelirinin çoğu faiz, temettü, kira veya menkul kıymet satışından oluşan şirketler.
  • Lisans ve fikri mülkiyet şirketleri: Gelirini lisans ücretlerinden elde eden, ancak gerçek bir organizasyon ve eleman istihdamı bulunmayan yapılar.
  • Kâğıt üzerinde kalan şirketler: Ofisi, çalışanı ve fiili faaliyeti olmayan şirketler.

Buna karşılık yurtdışında gerçek bir ticari faaliyet yürüten, personel ve organizasyonu bulunan ve geliri esas olarak bu faaliyetten doğan şirketlerde bu kural çoğunlukla gündeme gelmez. Ancak kural dışında kalmak, başka bir vergi risk alanını (örneğin işletme merkezinin Türkiye'de sayılması gibi) ortadan kaldırmaz; bu başlık ayrı bir değerlendirme gerektirir.

5. Yurtdışı Şirket Kurmadan Önce Sorulacak Sorular

  • Kimin kontrolünde olacak? Türkiye'de yerleşik kişi veya kurumların doğrudan ya da dolaylı payı, oy hakkı veya kâr payı %50'ye ulaşıyor mu? Kanun "ayrı ayrı ya da birlikte" dediği için, Türkiye'de yerleşik birden fazla ortağın paylarının birlikte değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ayrıca kontrol edilmelidir.
  • Gelir nereden gelecek? Aktif ticari faaliyet mi, yoksa faiz, temettü, kira ve lisans gibi pasif gelir mi ağırlıkta?
  • Şirket hangi ülkede, vergi yükü ne olacak? Ticari bilanço kârı üzerindeki toplam vergi yükü %10'un altında kalacak mı?
  • Gerçek organizasyon var mı? Faaliyetle orantılı sermaye, ofis ve eleman istihdamı sağlanacak mı?
  • Vergi anlaşması ve beyan yükümlülükleri: İlgili ülkeyle çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması var mı; Türkiye'de beyan edilmesi gereken kalemler neler?

6. Yanlış Uygulamanın Sonuçları

Kural kapsamına girdiği hâlde yurtdışı iştirak kazancını Türkiye'de beyan etmeyen mükellef, vergi incelemesinde vergi aslı, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ile karşılaşabilir. Bu risk özellikle yıllarca biriken kazançlarda büyür, çünkü vergileme her hesap dönemi için ayrı ayrı yapılır. Bunun yanında yurtdışı şirket üzerinden yapılan işlemler, bankacılık ve bildirim yükümlülükleri bakımından da incelenebilir.

Bu nedenle yurtdışı şirket kurulumunu vergi planlaması olarak değil, uyum (compliance) planı olarak ele almak gerekir: şirket kurulmadan önce vergi sonucu hesaplanmalı, kurulduktan sonra yıllık beyan takvimi oluşturulmalıdır.

7. Sık Yapılan Hatalar

  • "Yurtdışında olduğu için vergi yok" varsaymak: Kontrol ve pasif gelir şartları gerçekleşirse Türkiye'de vergi doğabilir.
  • Dağıtmadığı kazancın vergisiz kalacağını düşünmek: Kural dağıtılmasa da vergilendirmeyi öngörür.
  • Kontrol oranını yalnızca doğrudan paya bakarak hesaplamak: Dolaylı pay ve birlikte kontrol de dikkate alınır.
  • Şirketi sadece vergi avantajı için kurmak: Gerçek organizasyon ve faaliyet yoksa risk artar.
  • Yıllık takvimi izlememek: Hesap dönemi sonunda beyan ve inceleme riski her yıl yenilenir.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurtdışı şirket kurulumu ve Türkiye'deki vergi sonuçları için Yurtdışı Şirket Kurulumu sayfamıza göz atabilir veya İletişim sayfamız üzerinden büromuzdan randevu alabilirsiniz.

Yurtdışında şirket kurarsam Türkiye'de vergi öder miyim?

Her zaman değil. Türkiye'de tam mükellef kişi ve kurumların en az %50 ile kontrol ettiği yurtdışı iştirakin kazancı, pasif gelir, düşük vergi yükü ve hasılat eşiği şartları birlikte gerçekleşirse, dağıtılmasa bile Türkiye'de kurumlar vergisine tabi olabilir (KVK m.7).

Kontrol edilen yabancı kurum kazancı nedir?

Türkiye'de tam mükellef olan kişi ve kurumların doğrudan veya dolaylı olarak sermaye, kâr payı veya oy hakkının en az %50'sine sahip olarak kontrol ettiği yurtdışı iştirakin, belirli şartlar altında Türkiye'de vergilendirilen kazancıdır.

Şartlar nelerdir?

Kontrol oranının en az %50 olmasına ek olarak, iştirakin gayrisafi hasılatının %25 veya fazlasının pasif nitelikli gelirlerden oluşması, toplam vergi yükünün ticari bilanço kârının %10'undan az olması ve yıllık hasılatın kanunda belirtilen eşiği aşması birlikte aranır.

Kazanç dağıtılmazsa vergilenmez mi?

Hayır. Kanun, kazancın dağıtılsın veya dağıtılmasın şartlar gerçekleştiğinde vergilendirileceğini öngörür. Türkiye'de vergilenmiş kazanç sonradan dağıtılırsa, kâr paylarının yalnızca vergilenmemiş kısmı kurumlar vergisine tabi tutulur.

Gerçek ticari faaliyet yürüten yurtdışı şirket de kapsama girer mi?

Pasif gelir şartı bakımından faaliyet ile orantılı sermaye, organizasyon ve eleman istihdamıyla yürütülen ticari, ziraî veya serbest meslek faaliyetinin geliri pasif sayılmaz. Gelirin ağırlıkla bu faaliyetten doğduğu şirketlerde kural çoğunlukla uygulanmaz; ancak her somut durum ayrıca değerlendirilmelidir.

Gerçek kişi ortaklar bakımından durum nedir?

Kanun, tam mükellef gerçek kişileri kontrol kapsamında sayar; ancak bu kişiler bakımından vergilemenin nasıl yapılacağı kişisel duruma ve güncel idari açıklamalara göre değişebilir. Uygulamadan önce bir vergi danışmanı ve avukatla durumunuzu birlikte değerlendirmeniz gerekir.

Beyan etmezsem ne olur?

Kural kapsamına girdiği hâlde beyan edilmeyen kazanç için vergi incelemesinde vergi aslı, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası gündeme gelebilir. Risk, yıllarca biriken kazançlarda artar; bu nedenle şirket kurmadan önce vergi sonucunun hesaplanması önerilir.