Birden fazla kişinin paylı veya elbirliği mülkiyetine sahip olduğu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklığın sonlandırılması sürecini düzenleyen davalara Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davası adı verilir. Türk Medeni Kanunu uyarınca, her paydaş ortaklığın giderilmesini talep etme hakkına sahiptir. Çift taraflı (davacı ve davalının haklarının eşit değerlendirildiği) bir dava türü olan izale-i şüyu davaları, özellikle miras paylaşımlarında ve çok hisseli gayrimenkul ortaklıklarında taraflar arasında rızai paylaşım sağlanamadığı takdirde açılan temel dava yoludur.

1. Ortaklığın Giderilmesi Yöntemleri Nelerdir?

Mahkeme, ortaklığın giderilmesi talebini incelerken kanunen belirlenmiş iki ana yöntemden birine göre karar vermek zorundadır:

  • Aynen Taksim (Paylaşım): Taşınmazın ortaklar arasında hisseleri oranında bölünmesi işlemidir. Aynen taksim yapılabilmesi için malın bölünmeye müsait olması, imar mevzuatına uygun olması ve bölünme sonucu ciddi değer kaybı yaşamaması gerekir. Paydaşlardan biri aynen taksim talep ederse mahkeme öncelikle bu yöntemi incelemekle yükümlüdür.
  • Satış Suretiyle Giderilme (Ortaklığın Satış Yoluyla Feshi): Malın aynen bölünmesi fiilen veya hukuken mümkün değilse (örneğin tek bir daire veya imarsız küçük bir arsa söz konusu ise), mahkeme ortaklığın açık artırma yoluyla satılarak bedelin paydaşlar arasında hisseleri oranında dağıtılmasına karar verir.

2. İcra İhale Satış Süreci ve Bedelin Yatırılması Usulü

Mahkeme satış kararı verdiğinde dosya, mahkemenin görevlendirdiği Satış Memurluğu veya İcra Dairesi tarafından yürütülür. Satış, İcra ve İflas Kanunu (İİK) hükümlerine göre elektronik ortamda açık artırma usulüyle gerçekleştirilir. İhalede en yüksek teklifi veren alıcıya mal ihale edilir.

İhale alıcısına, ihale bedelini yatırması için İİK'nın 130. maddesi uyarınca en fazla 10 günlük kesin bir süre verilir. Bu süre kanuni olup, satış memuru veya mahkeme tarafından hiçbir şekilde uzatılamaz ya da ertelenemez.

3. İhale Bedelinin Yatırılmaması ve İtirazlar (EFT Gecikmesi)

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, alıcının bankaya talimat vermesine rağmen EFT işlemlerindeki yoğunluk veya sistemsel hatalar sebebiyle paranın son gün süresi içinde satış dosyasına ulaşmamasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun en son kararları uyarınca, bankacılık yoğunluğu veya EFT gecikmeleri mücbir sebep olarak kabul edilmez. 10 günlük kesin süre içinde ihale bedelinin tamamı satış memurluğu hesabına geçmediği takdirde, İİK'nın 133. maddesi gereğince ihale kararı resen kaldırılır (iptal edilir) ve alıcının teminatı yakılır.

4. Taşınmaz Üzerindeki Yapıların (Muhtesatın) Durumu

Satışa konu taşınmazın üzerinde ortaklardan birine veya üçüncü bir kişiye ait ev, bina, ağaç gibi yapılar bulunabilir. Bu yapılara hukuk dilinde muhtesat denir. Ortaklığın giderilmesi davasında muhtesatın kime ait olduğu konusunda paydaşlar arasında uyuşmazlık çıkarsa, ilgili tarafın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde Muhtesatın Aidiyeti Davası açması gerekir.

Uyuşmazlık yoksa veya dava sonucu muhtesatın sahibi belirlenirse, bilirkişilerce arsa ve muhtesatın ayrı ayrı değerleri belirlenir ve satış sonucu elde edilen gelir bu oranlara göre muhtesat sahibine ve arsa paydaşlarına adil şekilde dağıtılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Daha detaylı bilgi ve hukuki danışmanlık talepleriniz için İmar Hukuku ve Gayrimenkul Hukuku sayfalarımıza göz atabilir veya İletişim sayfamız üzerinden büromuzdan randevu alabilirsiniz.

Ortaklığın giderilmesi davasını sadece büyük hissedar mı açabilir?

Hayır. Hissesinin oranı ne olursa olsun, tapuda paydaş olarak görünen her hissedar tek başına ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Herhangi bir çoğunluk şartı aranmaz.

Satış ihalesine sadece ortaklar mı katılabilir?

Kural olarak satış ihaleleri halka açıktır ve herkes katılabilir. Ancak tüm paydaşların oy birliği ile karar alması halinde, satışın sadece paydaşlar (hissedarlar) arasında yapılmasına karar verilebilir.

Dava açıldıktan sonra taraflar anlaşarak davayı sonlandırabilir mi?

Evet. Yargılama süreci devam ederken tüm paydaşlar aralarında anlaşıp gayrimenkulü satabilir veya rızai paylaşım yaparak davadan feragat edilmesini sağlayabilirler.

1. Yargıtay Emsal Kararı: İzale-i Şüyu Satışında Diğer Paydaşlar Önalım (Şufa) Hakkı Kullanamaz

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi - Esas: 2016/29576, Karar: 2018/4043 (Karar Tarihi: 02.05.2018, oybirliğiyle)

Özet: Türk Medeni Kanunu m.733/1 uyarınca, cebri artırma yoluyla yapılan satışlarda önalım (şufa) hakkı kullanılamaz. Ortaklığın satış suretiyle giderilmesine ilişkin kesinleşmiş karar üzerine başlatılan satış işlemleri de cebri icra niteliğinde olduğundan, diğer bir paydaşın açtığı önalım davası, satışı önleyen bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadıkça, satış sürecini durduramaz. Yargıtay, satış işlemlerinin önalım davası sonuna kadar durdurulmasına ilişkin yerel mahkeme kararını BOZMUŞTUR.

"…TMK'nun 733/1. maddesine göre; cebri artırmayla satışlarda ön alım hakkı kullanılamaz. Somut olayda, şikayetçi hissedarın diğer hissedara karşı önalım davası ortaklığın giderilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra açılmış olup, anılan davada cebri icra yolu ile satışı önlemeye ilişkin bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından cebri icra yolu ile satışı engellemez. Mahkemece istemin reddi yerine satış işlemlerinin dava sonuna kadar durdurulması kararı isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir…"
Kararın Tam Metnini Gör

2. BAM Emsal Kararı: Muhtesatın Aidiyeti Davası Bekletici Mesele Yapılmadan Ayrılma Akçesi Belirlenemez

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi - Esas: 2022/289, Karar: 2023/56 (Karar Tarihi: 19.01.2023)

Özet: Ortağın şirketten ayrılma akçesi belirlenirken, şirketin paydaş olduğu taşınmaz üzerindeki fırın ve bina gibi muhtesatların kime ait olduğu tartışmalıysa, önce muhtesatın aidiyeti davasının açılması sağlanmalı ve sonucu beklenmelidir; ardından rayiç değerler bilançosuna göre karar tarihine en yakın tarihli, denetime elverişli bilirkişi raporu alınmalıdır. Bölge Adliye Mahkemesi bu eksiklikler giderilmeden verilen kararı KALDIRMIŞTIR. Not: Bu karar paylı mülkiyetin giderilmesine (izale-i şüyu) değil, limited şirket ortaklığından çıkmada ayrılma akçesinin hesabına ilişkindir; muhtesat değerlemesindeki yöntem bakımından emsal niteliğindedir.

"…ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş; […] taşınmaz üzerinde bulunan fırın ve bina için muhtesatın aidiyeti davası açılıp açılmadığının araştırılması, açıldıysa sonucunun beklenmesi, açılmadı ise davacıya dava açmak üzere uygun bir süre verilmesi, muhtesatın aidiyeti davasının sonucunun beklenmesi ve en son aşamada tarafların önceki bilirkişi raporlarına itirazları da dikkate alınarak bilirkişi heyetinden rayiç değerler bilançosuna göre karar tarihine en yakın tarihteki ayrılma akçesin belirleyen taraf ve mahkeme denetimine elverişli gerekçeli rapor alıması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır…"
Kararın Tam Metnini Gör

3. Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas: 2024/792, Karar: 2025/555 (Karar Tarihi: 24.09.2025, oy çokluğuyla kesin)

Özet: İcra ve İflas Kanunu'nda öngörülen 10 günlük ihale bedeli ödeme süresinin kesin olduğu, banka EFT yoğunluğu nedeniyle paranın geç geçmesinin mazeret kabul edilemeyeceği ve ihalenin iptali gerektiği hükme bağlanmıştır.

"…HMK'nın 322/2. maddesine göre paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir. Taşınır ve taşınmaz malların satışı İİK hükümlerine göre yapılır. […] Satış memurluğunun bankacılık işlemlerini kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığından, ihale alıcısı tarafından EFT talimatının zamanında yapılıp yapılmadığı incelenemez. Bu durumda ihale bedelinin süresinde yatırıldığının kabulü olanaksızdır. […] şikâyetçi ihale alıcısının üç adet taşınmaza ilişkin ihale bedellerini İİK'nın 130. maddesine göre verilen on günlük kesin süreden sonra ödediğinden satış memurluğunca İİK'nın 133. maddesine uygun işlem yapılması usul ve yasaya uygun olup şikâyetin reddine karar verilmesi gerekir…"
Kararın Tam Metnini Gör