Arsa sahibi ile yüklenici (müteahhit) arasında akdedilen Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri, bünyesinde hem eser sözleşmesinin (inşaat yapma borcu) hem de taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin (tapu devir borcu) unsurlarını barındıran çift tipli, karma nitelikli sözleşmelerdir. Uygulamada yüklenicinin inşaatı geciktirmesi, projeye aykırı imalatlar yapması veya inşaatı tamamen terk etmesi gibi durumlarda, arsa sahipleri hak kaybına uğramamak adına sözleşmenin feshi yoluna başvurmaktadır. Ancak tapuda mülkiyet naklini de barındıran bu sözleşmelerin feshi hukuken son derece hassas kurallara tabidir.

1. İnşaat Sözleşmesi Tek Taraflı İrade Beyanıyla Feshedilebilir mi?

Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kuralları uyarınca, resmi şekilde yapılması zorunlu olan ve mülkiyetin nakli borcunu doğuran arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, taraflardan birinin tek taraflı irade beyanıyla (örneğin noterden gönderilecek bir fesih ihtarnamesiyle) sonlandırılamaz. Feshin hukuken geçerli olabilmesi için şu iki yoldan biri kullanılmalıdır:

  • Rızai Fesih (Fesih Protokolü): Tarafların notere giderek sözleşmeyi karşılıklı rıza ile feshettiklerine dair bir fesih protokolü düzenlemeleri gerekir.
  • Yargısal Fesih (Fesih Davası): Anlaşma sağlanamaması halinde, haklı nedenlere dayanan tarafın yetkili Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açarak mahkemeden sözleşmenin feshi yönünde karar (hüküm) alması gerekir.

2. Geriye Etkili Fesih (Ex Tunc) ve İleriye Etkili Fesih (Ex Nunc) Farkları

Sözleşmenin feshine ilişkin davalarda, mahkemenin vereceği kararın kapsamı inşaatın fiziki gerçekleşme (tamamlanma) oranına göre belirlenir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla sabit olan bu ayrım şu şekildedir:

  • Geriye Etkili Fesih: İnşaatın tamamlanma oranının düşük olduğu (genellikle %90'ın altında olduğu) durumlarda uygulanır. Sözleşme geriye etkili feshedildiğinde, sözleşme hiç yapılmamış gibi taraflar verdiklerini iade ederler. Arsa sahibi müteahhide devrettiği tapuları geri alır, müteahhit ise yaptığı imalatların bedelini ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebilir.
  • İleriye Etkili Fesih: İnşaatın fiziki olarak büyük ölçüde tamamlandığı (yüzde 90 ve üzerinde olduğu) durumlarda, dürüstlük kuralı (TMK m. 2) gereğince geriye etkili fesih kararı verilemez. Mahkeme ileriye etkili fesih kararı verir. Bu durumda müteahhit, inşaatı getirdiği fiziki seviye oranında bağımsız bölüm (tapu) almaya hak kazanır. Arsa sahibi ise eksik ve kusurlu işlerin bedelini müteahhitten tazminat olarak talep eder.

3. Yüklenicinin Temerrüdü Halinde Arsa Sahibinin Hakları

Müteahhidin sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde inşaatı tamamlamaması veya işi durdurması halinde arsa sahibinin Borçlar Kanunu kapsamında seçimlik hakları bulunmaktadır:

  • İnşaatın aynen tamamlanmasını ve gecikilen her ay için sözleşmede yazılı olan veya rayiç bedel üzerinden belirlenen kira tazminatını (gecikme tazminatı) talep edebilir.
  • İnşaatın tamamlanmasından vazgeçerek eksik ve kusurlu işlerin giderilmesi için gerekli olan bedeli (nama ifaya izin davası açarak) talep edebilir.
  • Haklı nedenlerin varlığı halinde sözleşmenin feshini ve uğradığı zararların (müspet veya menfi zarar) tazminini isteyebilir.

4. Müteahhitten Konut Alan Üçüncü Kişilerin Tapu İptal Riski

Müteahhitlerin inşaat devam ederken kendi paylarına düşen bağımsız bölümleri topraktan üçüncü kişilere satmaları sıklıkla görülür. Ancak yüklenici inşaat yapım borcunu tam olarak yerine getirmez ve sözleşme geriye etkili olarak feshedilirse, üçüncü kişilerin müteahhitten satın aldıkları tapular da iptal edilerek arsa sahibine iade edilir. Yargıtay kararlarına göre, müteahhitten tapu alan üçüncü kişilerin iyiniyet iddiası (TMK m. 1023) korunmaz; çünkü bu kişiler müteahhidin edimini yerine getirmesi şartıyla tapuya hak kazanabileceğini öngörmelidirler.

Sıkça Sorulan Sorular

Daha detaylı bilgi ve hukuki danışmanlık talepleriniz için İmar Hukuku ve Gayrimenkul Hukuku sayfalarımıza göz atabilir veya İletişim sayfamız üzerinden büromuzdan randevu alabilirsiniz.

Müteahhit işi bırakıp kaçarsa arsa sahibi inşaatı kendisi tamamlayabilir mi?

Evet. Arsa sahibi mahkemeden 'nama ifaya izin' talep edebilir. Alacağı izin kararıyla, müteahhidin nam ve hesabına inşaatı kendisi tamamlayıp, yaptığı tüm masrafları müteahhitten tahsil edebilir.

Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde zamanaşımı süresi ne kadardır?

Sözleşmeden doğan alacaklar ve yüklenicinin ayıplı ifasından kaynaklanan davalar, teslim tarihinden itibaren veya temerrüt tarihinden itibaren genel olarak 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Ağır kusur halinde bu süre 20 yıldır.

Sözleşmedeki cezai şart ve kira tazminatı aynı anda istenebilir mi?

Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, gecikme cezası (cezai şart) ile kira tazminatı (gecikme tazminatı) kural olarak aynı anda talep edilebilir. Ancak sözleşmedeki cezai şartın niteliği (seçimlik veya ifaya ekli) bu konuda belirleyicidir.

1. Yargıtay Emsal Kararı: Tapuya Şerh Konulmazsa Bankanın İpoteği Korunur

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas: 2023/574, Karar: 2025/505 (Karar Tarihi: 10.09.2025)

Özet: Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak aynî hak kazanan üçüncü kişinin kazanımı TMK m.1023 uyarınca korunur; bu korumadan ancak üçüncü kişinin kötüniyetli olduğu veya kendisinden beklenen özeni göstermediği ispatlanırsa vazgeçilir. Somut olayda arsa sahipleri, yükleniciye devredilen paylar üzerine kredi karşılığı ipotek tesis eden bankanın kötüniyetli olduğunu ispatlayamamıştır; Hukuk Genel Kurulu bu nedenle ipoteğin kaldırılmasına ilişkin direnme kararını BANKA LEHİNE BOZMUŞTUR. Uygulamadaki anlamı: Sözleşme feshedilse dahi, arsa payını devralan iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hak ileri sürebilmek için sözleşmenin TMK m.1009 uyarınca tapuya şerh edilmiş olması gerekir.

"…Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinde; "Tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka aynî hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" hükmü öngörülmüştür. Bu maddeye göre, tapu kaydında adı yazılı kişinin gerçek hak sahibi olduğuna inanan veya kendisinden beklenen tüm özeni göstermesine rağmen gerçek malik olmadığını, tapu sicilinde yolsuzluk bulunduğunu bilmesi mümkün olmayan iyiniyetli üçüncü kişinin iktisabı korunur. […] kötüniyetli olduğunun ispat edilememiş olmasına göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi doğru olmamıştır…"
Kararın Tam Metnini Gör

2. Yargıtay Emsal Kararı: Gecikme Tazminatı: Fiili Teslim İspatlanırsa Tazminat Durur

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Esas: 2024/170, Karar: 2025/744 (Karar Tarihi: 26.11.2025)

Özet: Yüklenici inşaatı süresinde teslim etmezse arsa sahibi TBK m.125 uyarınca gecikme tazminatı isteyebilir. Ancak Hukuk Genel Kurulu, iskân ruhsatı alınmamış olsa dahi yüklenici bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilip kullanıldığını ispatlarsa tazminatın fiili teslim tarihine kadar hesaplanacağını belirtmiş; bu araştırmayı yapmayan mahkemenin arsa sahipleri lehine verdiği direnme kararını BOZMUŞTUR.

“…Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre iskân ruhsatı alınmamış olsa dahi, yüklenici tarafından arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerin fiilen teslim edilip kullanıldığı, kiraya verilerek gelir elde edildiği veya üçüncü şahıslara satıldığı ileri sürülüp ispatlandığı takdirde, gecikme tazminatının fiilen teslim, satış veya kira tarihine kadar geçen süre için hesaplanması gerekir.…”
Kararın Tam Metnini Gör

3. Yargıtay Emsal Kararı: Eksik İşler İçin Nama İfaya İzin ve Satış Yetkisi

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi - Esas: 2020/1857, Karar: 2021/2027 (Karar Tarihi: 28.04.2021)

Özet: Yüklenicinin işi süresinde bitirmemesi hâlinde arsa sahibi, eksik işlerin kendi nam ve hesabına tamamlattırılması için nama ifaya izin ve bu bedeli karşılayacak kadar yükleniciye ait bağımsız bölümün satışı yetkisini isteyebilir. Yargıtay, eksik iş bedelini usulüne uygun hesaplamadan bu talebi reddeden kararı arsa sahibi lehine BOZMUŞTUR.

“…Asıl davada davacı arsa sahibinin taleplerinden biri de eksik işlerin giderilmesi amacı ile nama ifaya izin ve satışa yetki verilmesidir. […] belirlenecek eksik iş bedelini karşılayacak kadar […] yükleniciye verilmesi gereken bağımsız bölümlerin değerinin belirlenip, eksik iş bedeli toplamı kadar bağımsız bölümler yönünden nama ifaya izin ve satışa yetki verilmemesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.…”
Kararın Tam Metnini Gör