4857 sayılı İş Kanunu m. 24/I-(a) uyarınca "iş sözleşmesine konu işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlike oluşturması" ve m. 24/II-(e) uyarınca "işveren tarafından işçinin çalışma şartlarının uygulanmaması" hallerinde işçi, iş sözleşmesini derhal ve haklı nedenle feshederek kıdem tazminatına hak kazanır.

1. Görev Tanımı Dışında Çalıştırma ve Esaslı Değişiklik

İş sözleşmesinde görevi "kasiyer" olarak belirlenen bir işçinin, muvafakati alınmaksızın yıllarca depo, ağır koli taşıma veya reyon işlerinde çalıştırılması 4857 sayılı İş Kanunu m. 22 anlamında çalışma koşullarında esaslı değişikliktir. İşçinin bu duruma katlanmaya zorlanması ve doktor raporuna rağmen daha hafif işe aktarılmaması mobbing unsurlarını destekler niteliktedir.

2. Sağlık Kurulu Raporunun Feshe Etkisi

İşçinin bel fıtığı, menisküs veya omuz ameliyatı sonrası üniversite hastanesi veya sağlık kurulundan aldığı "ağır iş yapması sakıncalıdır" yönündeki rapora rağmen işveren tarafından aynı ağır koşullarda çalıştırılmaya devam ettirilmesi, İş Kanunu m. 24/I-(a) uyarınca sağlık nedeniyle haklı fesih imkânı verir. Bu durumda işçi ihbar tazminatı ödemeksizin sözleşmeyi feshedip kıdem tazminatını talep edebilir.

3. Çalışan Tanıkların İfadeleri ve İspat Yükü

İş davalarında fazla mesai, hafta tatili ve çalışma koşullarının ispatında tanık beyanları büyük önem taşır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin bu kararında vurgulandığı üzere, hâlen işveren emrinde çalışan tanıkların beyanları işveren baskısı/tesiri altında verilmiş olabileceğinden tarafsız sayılmaz. Mahkeme, işten ayrılmış bağımsız tanıkların ifadelerine ve SGK kayıtlarına itibar eder.

Sıkça Sorulan Sorular

İşçinin görev tanımı dışında ağır işlerde çalıştırılması haklı fesih sebebi midir?

Evet. İşçinin yazılı muvafakati alınmaksızın sözleşmedeki görev tanımı dışında sağlık durumunu bozacak ağır görevlerde çalıştırılması İş Kanunu m. 22 ve m. 24/II-(e) uyarınca çalışma şartlarında esaslı değişiklik oluşturur ve haklı fesih imkânı verir.

Sağlık sorunları ve doktor raporuna rağmen hafif işe verilmeyen işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Evet. Sağlık kurulu raporuna rağmen işçiye uygun hafif görev verilmeyip işin sağlığını tehlikeye düşürmeye devam etmesi halinde işçi İş Kanunu m. 24/I-(a) uyarınca sözleşmeyi haklı nedenle feshederek kıdem tazminatını talep edebilir.

İşveren nezdinde halen çalışan tanıkların ifadeleri davada nasıl değerlendirilir?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre halen işveren nezdinde çalışan tanıkların beyanları işveren tesirinde kalmaları muhtemel olduğundan tarafsız sayılmaz; bağımsız ve işten ayrılmış tanık ifadelerine üstünlük tanınır.

İlgili Yargıtay Emsal Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Emsal Kararı

Esas No: 2026/466, Karar No: 2026/3281 (Karar Tarihi: 16.04.2026)

Özet: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin haklı feshini ve kıdem tazminatı alacağını kabul eden Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Haklı fesih, İş Kanunu m. 24/II-(e) uyarınca fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödenmemesine ve m. 24/I-(a) uyarınca işin işçinin sağlığı için tehlike oluşturmasına dayandırılmıştır. Karar ayrıca, davalı işveren nezdinde çalışmaya devam eden tanıkların beyanlarının tarafsızlığının şüpheli sayılmasını isabetli bulmuştur. Psikolojik taciz (mobbing), davacının fesih ihtarnamesinde ileri sürdüğü bir vakıa olarak geçmekte olup hükmün bağımsız bir dayanağı değildir.

"[…] davacının iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü gereğince “fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin kanun hükümlerine uygun ödenmemesine” ve 24/I-(a) hükmü gereğince “iş sözleşmesine konu işin yapılmasının işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlike oluşturmasına” dayalı olarak haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı […]" (Yargıtay tarafından ONANAN İlk Derece Mahkemesi gerekçesinden)

"[…] davalının bildirdiği tanıklar dinlendikleri tarih itibarıyla davalı işveren nezdinde çalışmaya devam ettiklerinden işveren tesirinde kalmaları muhtemel olmakla beyanlarının tarafsızlığının şüpheli olduğu, bu nedenle davacının bildirdiği tanıkların anlatımları ile çelişen davalı tanıklarının anlatımlarına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği […]" (Yargıtay tarafından ONANAN Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinden)

"Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir." (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kendi gerekçesinden)
Kararın Tam Metnini Gör

İş yerinde mobbing, haksız görev değişikliği veya ödenmeyen fazla mesai alacaklarınız için İş Hukuku uzmanı avukatlarımızla görüşebilir veya İletişim sayfamızdan bilgi alabilirsiniz.