Miras yalnızca mal bırakmaz; borç da bırakır. Kredi kartı ve banka borçları, vergi ve SGK alacakları ya da murisin ortak olduğu şirketin yükümlülükleri, mirasçıya kendiliğinden geçer. Türk Medeni Kanunu, mirasçıya bu sonuçtan kurtulmak için bir ret hakkı tanır; ancak bu hak kısa bir süreye bağlıdır ve yanlış bir davranışla yitirilebilir. Üç aylık süre geçtikten sonra mirası kabul etmiş sayılan mirasçı, murisin borçlarından tüm malvarlığıyla sorumlu olabilir.

Bu rehber; mirasın reddinin şartlarını, süre ve usulünü, terekenin borca batık olması hâlinde işleyen hükmen ret müessesesini, mirası kabul sayılan davranışları ve reddin zincirleme sonuçlarını (özellikle çocuklar bakımından) anlatır.

1. Kimler Mirası Reddedebilir?

Hem yasal mirasçılar (altsoy, anne-baba ve altsoyları, büyükanne-büyükbaba ve altsoyları, sağ kalan eş) hem de atanmış mirasçılar (vasiyetname veya miras sözleşmesiyle mirasçı yapılanlar) mirası reddedebilir (TMK m.605). Ret, mirasın bütününe ilişkindir; mirasın yalnızca borçlu kısmı reddedilip malvarlığı kabul edilemez, ret şarta da bağlanamaz.

Mirası reddeden kişi, miras bırakanın ölümünde yaşamıyormuş gibi kabul edilir: terekeden pay alamaz, ancak borçlardan da sorumlu olmaz.

2. Ret Süresi: Üç Ay

Ret süresi üç aydır ve hak düşürücü niteliktedir (TMK m.606). Başlangıç tarihi mirasçı sıfatına göre değişir:

  • Yasal mirasçılar: miras bırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarih.
  • Atanmış mirasçılar: vasiyetnamenin kendilerine tebliği veya mirasçı olduklarını öğrenme tarihi.
  • Bir önceki sıradaki mirasçının reddi hâlinde sonraki mirasçılar: önceki mirasçının mirası reddettiğini öğrendikleri tarih. Bu nedenle, bir mirasçının reddi, sıradaki mirasçılar için ayrı bir üç aylık süreyi başlatır.

Süre içinde ret beyanında bulunulmazsa mirasçı mirası kabul etmiş sayılır. Haklı sebeplerin varlığında, mahkemeden ek süre veya sürenin yeniden verilmesi talep edilebilir; ancak bu istisnai bir yoldur ve her somut olayda ispat gerektirir.

3. Ret Beyanı Nasıl Yapılır?

Ret beyanı, miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine, yazılı veya sözlü olarak yapılır (TMK m.609). Noter veya icra dairesine yapılan bildirim, ret yerine geçmez.

  • Mahkeme, beyanı tutanağa geçirir ve kayda alır; ayrıca bir dava açılması gerekmez, işlem çekişmesiz yargı kapsamındadır.
  • Beyan kayıtsız şartsız olmalıdır; "borçlar ödendikten sonra kalan mallar için kabul" gibi şartlı beyanlar geçersizdir.
  • Dilekçe posta ile gönderilirse esas olan mahkemeye ulaştığı tarihtir; gecikme riski mirasçıya aittir.

4. Hükmen Ret: Tereke Borca Batıksa Süre Beklenmeden Ret Sayılır

Miras bırakanın ölüm anında borca batık olduğu resmen belli ise (örneğin kesinleşmiş aciz belgesi veya iflas), mirasçılar mirası reddetmiş sayılır (TMK m.605/2). Buna hükmen ret denir. Uygulamada mirasçı, terekenin borca batık olduğunun tespiti ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespiti için dava açar.

Hükmen ret davasında kritik noktalar şunlardır:

  • Davacı mirasçı, ölüm tarihi itibarıyla borç miktarının malvarlığını aştığını (ödemeden aczin açıkça belli olduğunu) ispat etmelidir: tapu, araç, banka ve şirket kayıtları, icra dosyaları ve vergi borç dökümleri bu kapsamda toplanır.
  • Mirasçının mirası kabul sayılan bir davranışta bulunmamış olması gerekir (aşağıda 6. başlık).
  • Karine, tereke alacaklıları tarafından aksi ispat edilerek çürütülebilir; yani alacaklılar terekede borçları karşılayacak değerde mal bulunduğunu gösterebilir.

Üç aylık süreyi kaçırmış bir mirasçı için hükmen ret davası, borçlu terekeden kurtulmanın son ve çoğu zaman tek yoludur.

5. Reddin Sonuçları: Pay Kime Geçer?

Mirası reddeden mirasçının payı, sanki o mirasçı ölmüş gibi (TMK m.611) kendi altsoyuna, altsoyu yoksa miras bırakanın diğer mirasçılarına geçer. Bu kural çocuklar bakımından kritik bir sonuç doğurur:

  • Ebeveyn mirası reddettiğinde, borçlu miras küçük çocuklara geçer. Çocukların da ayrıca, kendi adlarına ve yasal temsilcileri aracılığıyla reddetmesi gerekir; küçükler adına yapılacak ret işlemlerinde sulh hukuk mahkemesinin izni gündeme gelebilir.
  • Zincirleme ret hâlinde her mirasçı grubu için üç aylık süre ayrı ayrı işler.
  • Bütün mirasçıların reddi hâlinde tereke, iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK m.612). Tasfiye masrafı ve borçlar terekenin değeriyle sınırlı kalır; mirasçıların şahsi malvarlığı bundan etkilenmez.

6. Mirası Kabul Sayılan Davranışlar: Ret Hakkı Nasıl Yitirilir?

TMK m.610 uyarınca, mirasçı ret süresi dolmadan önce miras malvarlığı üzerinde sahibi gibi davranırsa mirası zımnen kabul etmiş sayılır ve reddedemez. Uygulamada kabul sayılan başlıca davranışlar şunlardır:

  • Miras bırakanın taşınır veya taşınmazını satmak, devretmek veya kullanmak.
  • Miras bırakanın banka hesabından para çekmek ya da alacaklarını tahsil etmek.
  • Terekeden mal gizlemek veya paylaşım yapmak.

Buna karşılık, cenaze giderlerinin ödenmesi, terekenin korunmasına yönelik zorunlu işlemler ve olağan bakım-onarım, kabul anlamına gelmez. Yine de bu ayrım somut olayın şartlarına bağlıdır; borçlu bir tereke söz konusuysa, miras malı üzerinde herhangi bir işlem yapmadan önce hukuki destek alınmalıdır.

7. Alternatif Yol: Terekenin Resmî Defterinin Tutulması

Terekenin borca batık olup olmadığı belirsizse, mirasçı ret süresini körlemesine kaçırmak yerine terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir (TMK m.619 vd.). Mahkeme, tereke varlıklarını ve borçlarını tespit ettirir; böylece mirasçı kabul veya ret kararını bilinçli verir. Bu yol, ret süresi geçmeden başvurulduğunda anlamlıdır ve süre ile ilişkisi dikkatle takip edilmelidir.

8. En Sık Yapılan Hatalar

  • Üç aylık süreyi "ölümden itibaren" saymamak veya kaçırmak: Süre, mirasçı sıfatına göre farklı anlarda başlar; her mirasçı için ayrı hesaplanmalıdır.
  • Ebeveyn reddettikten sonra çocuklar adına işlem yapmamak: Borç, çocuklara geçer ve onlar için de ayrı süre başlar.
  • Murisin hesabından para çekmek: Yapılan "geçici" tasarruflar bile kabul sayılabilir.
  • Takibi beklemek: İcra takibinin kesinleşmesi, ret hakkının kaybedildiği anlamına gelmez; ancak süre geçmişse hükmen ret yolu denenmelidir.
  • Ret ile birlikte mal paylaşımını sürdürmek: Ret beyanı ile çelişen davranışlar, beyanın geçerliliğini tartışmalı hâle getirir.

Sıkça Sorulan Sorular

Miras hukuku, mirasın reddi, tenkis ve vasiyetname uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık için Aile & Miras Hukuku sayfamıza göz atabilir veya İletişim sayfamız üzerinden büromuzdan randevu alabilirsiniz.

Mirası reddetme süresi ne kadardır?

Mirası reddetme süresi üç aydır ve hak düşürücü süredir. Yasal mirasçılar için süre, miras bırakanın ölümünü ve mirasçı olduklarını öğrendikleri tarihten; atanmış mirasçılar için vasiyetnamenin tebliğinden başlar. Bir önceki sıradaki mirasçının reddi hâlinde sonraki mirasçılar için süre, reddi öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.

Mirasın reddi nereye ve nasıl yapılır?

Ret beyanı, miras bırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yazılı veya sözlü olarak yapılır. Beyan kayıtsız şartsız olmalıdır; noter veya icra dairesine yapılan bildirim ret yerine geçmez.

Üç aylık süreyi kaçırdım, borçlu mirastan kurtulabilir miyim?

Miras bırakanın ölümü sırasında borca batık olduğu belliyse, TMK m.605/2 uyarınca mirasçılar mirası reddetmiş sayılır (hükmen ret). Bu durumda terekenin borca batık olduğunun ve mirasın reddedilmiş sayıldığının tespiti için dava açılabilir; mirasçının mirası kabul sayılan bir davranışta bulunmamış olması aranır.

Mirası reddedersem çocuklarım ne olur?

Reddeden mirasçının payı altsoyuna geçer. Bu nedenle çocuklar, kendi adlarına ve yasal temsilcileri aracılığıyla ayrıca mirası reddetmelidir. Aksi hâlde borçlu miras çocuklara intikal eder; küçükler adına işlem yapılırken mahkeme izni gündeme gelebilir.

Hangi davranışlar mirası kabul sayılır?

Miras bırakanın malını satmak veya kullanmak, hesabından para çekmek, alacaklarını tahsil etmek ve terekeden mal gizlemek mirası kabul anlamına gelir. Cenaze giderlerinin ödenmesi ve terekenin korunmasına yönelik zorunlu işlemler kabul sayılmaz.

Mirası reddedersem murisin borçlarından hiç sorumlu olmaz mıyım?

Mirası süresinde ve usulüne uygun reddeden kişi, miras bırakanın borçlarından sorumlu tutulmaz ve terekeden pay da alamaz. Bütün mirasçılar reddederse tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir ve borçlar terekenin değeriyle sınırlı kalır.

Tek mirasçı olarak hükmen ret davası açabilir miyim?

Evet. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir kararıyla onanan uygulamada, tek mirasçı terekenin borca batık olduğunun tespitini ve mirasın hükmen reddedilmiş sayıldığının tespitini isteyebilmiştir. Davada terekenin borca batıklığı ve mirasçının mirası kabul sayılan bir davranışta bulunmadığı ispat edilmelidir.