Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6603 E. , 2025/1178 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6603
Karar No : 2025/1178
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Defterdarlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mağazacılık Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Davacı adına, okul binası olarak kiraladığı taşınmazın kira gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2015 yılı kurumlar vergisi, 2015/Ekim-Aralık dönemi geçici vergi ve bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı, dava konusu cezalı tarhiyata esas alınan aylık emsal kira bedelinin kiracı kurumun söz konusu taşınmaz için yaptığı harcamalara göre belirlendiği, vergi inceleme raporunda inceleme esnasında takdir komisyonun aylık kira bedeli olarak takdir edilen emsal kira bedelinin vergilendirmede esas alınmamasına ilişkin olarak herhangi bir belirlemeye yer verilmediği gibi okul olarak kullanılacak binanın ana hatları ile bina havalandırma sistemi, dış cephe ve çatı tamirat tadilat işleri, elektrik ve aydınlanma sistemleri, zemin döşeme işlemleri, bina içi bölme duvar ve işlemlerinin kiracı tarafından yapılması suretiyle kullanılabilir hale getirilmesi karşılığında 5 yıl süreyle kira talep edilemeyeceği hususlarının kararlaştırıldığı gözetildiğinde, vergilendirmede esas alınacak matrahın belirlenebilmesi için söz konusu harcamaların ne kadarlık kısmının binanın kullanılabilir hale getirilmesi, ne kadarlık kısmının yürütülen faaliyetin gerçekleştirilmesi amacına yönelik olduğuna ilişkin herhangi bir saptamanın yapılmadığının görüldüğü, bu durumda, söz konusu binaya yönelik olarak kiracı kurumun kayıtlarında yer alan tüm harcamaların binanın kullanılabilir hale getirilmesi amacıyla yapıldığından hareketle eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunu, kiracı tarafından yapılan iktisadi kıymeti artıracak veya genişletecek nitelikteki harcamalar nedeniyle taşınmazda oluşan değer artışı, Gelir Vergisi Kanunun 72. maddesi uyarınca taşınmazın kiralayana bedelsiz olarak devrolunduğu tarihte aynen tahsil edilmiş kira geliri sayılacağından ve taraflar arasında imzalanan 01/05/2015 tarihli sözleşme ile 26/06/2015 tarihli protokole göre beş yıl olan kira süresinin bitim tarihinden önce devir yapıldığına dair tespit bulunmadığından, 213 sayılı Kanunun 3. maddesinin (B) bendine aykırı olarak, kiracı tarafından yapıldığı saptanan harcama tutarının sekiz aya isabet eden kısmının, kira sözleşmesinin bitim tarihinden önceki bir yıl olan 2015 yılının kira geliri olarak vergilendirilmesinde hukuka uygunluk; dava konusu vergi ve cezaların iptali yolundaki vergi mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kiracı tarafından kira parası karşılığında yapılan harcamanın tutarının kira süresinin 5 yıl olduğu dikkate alındığında davacının bu süreye ilişkin kira geliri olarak kabulü gerektiğinden vergi inceleme raporu uyarınca yapılan işlemin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 72.maddesinin değerlendirilmesinden, gayrimenkul sermaye iratlarında, gayri safi hasılatın maddede yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden kiraya verildiği yıla veya geçmiş yıllara ait nakten veya ayın olarak ödenen kira bedeli tutarı olduğu, ayın olarak tahsil edilen kiranın Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre emsal bedeli ile paraya çevrileceği, kiracı tarafından gayrimenkulu genişletecek veya iktisadi değerini devamlı suretle artırmak amacıyla gayrimenkule ilave edilen kıymetlerin, kira süresi bitiminde bedelsiz olarak kiralayana devri halinde, bu kıymetler kiralayan bakımından bu tarihte ayın olarak tahsil edilmiş kira bedeli olduğu, kiracı tarafından gayrimenkulu genişletecek veya iktisadi değerini devamlı suretle artırmak amacıyla yapılmayan kira bedeli karşılığında yapılıp gayrimenkule ilave edilen kıymetler bulunması halinde bu kıymetler, kiralayan bakımından kira süresine ait ayın olarak tahsil edilmiş kira bedeli olduğu, gayrimenkullere bedeli karşılığında gayrimenkulu genişletecek veya iktisadi değerini devamlı suretle artıracak nitelikte kıymet ilavesi durumunda bu ilaveler bedel mukabilinde yapıldığından bu kıymetlerin kira süresi sonunda bedelsiz devrinin mevzu bahis olamayacağı anlaşılmaktadır. Olayda, 01.05.2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, kira bedelinin kiraya verilen yerin tadilatı olarak belirlendiği, bu sözleşmeye ek düzenlenen 26.06.2015 tarihli protokol ile de sözleşme konusu taşınmaza yapılması kararlaştırılan işlerin maliyetinin kiracı tarafından karşılanması karşılığında kiraya veren davacının 5 yıl süreyle kira bedeli talep etmeyeceğinin kararlaştırdığı gözetildiğinde, kira sözleşmesi uyarınca taşınmaza kiracı tarafından ilave edilen kıymetlerin kiracı tarafından gayrimenkulu genişletmek veya iktisadi değerini devamlı suretle artırmak amacıyla değil kira bedeli karşılığında yapılması nedeniyle davacı kiralayanın gayrimenkulüne kiracı tarafından ilave edilen kıymetler, davacı kiralayan bakımından kira sözleşmesi süresine ait ayın olarak tahsil edilmiş kira bedeli olduğu sonucuna varıldığından, kiracı tarafından söz konusu kıymetler için harcanan ve mali kayıtlarda tutarı belirli olan harcama tutarı ile kira sözleşmesi süresi esas alınarak aylık olarak belirlenen kira bedelinden 2015 yılına karşılık gelen tutarının, davacı kiralayan tarafından kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu edilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 72.maddesinin değerlendirilmesinden, gayrimenkul sermaye iratlarında, gayri safi hasılatın maddede yazılı mal ve hakların kiraya verilmesinden kiraya verildiği yıla veya geçmiş yıllara ait nakten veya ayın olarak ödenen kira bedeli tutarı olduğu, ayın olarak tahsil edilen kiranın Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre emsal bedeli ile paraya çevrileceği, kiracı tarafından gayrimenkulu genişletecek veya iktisadi değerini devamlı suretle artırmak amacıyla gayrimenkule ilave edilen kıymetlerin, kira süresi bitiminde bedelsiz olarak kiralayana devri halinde, bu kıymetler kiralayan bakımından bu tarihte ayın olarak tahsil edilmiş kira bedeli olduğu, kiracı tarafından gayrimenkulu genişletecek veya iktisadi değerini devamlı suretle artırmak amacıyla yapılmayan kira bedeli karşılığında yapılıp gayrimenkule ilave edilen kıymetler bulunması halinde bu kıymetler, kiralayan bakımından kira süresine ait ayın olarak tahsil edilmiş kira bedeli olduğu, gayrimenkullere bedeli karşılığında gayrimenkulu genişletecek veya iktisadi değerini devamlı suretle artıracak nitelikte kıymet ilavesi durumunda bu ilaveler bedel mukabilinde yapıldığından bu kıymetlerin kira süresi sonunda bedelsiz devrinin mevzu bahis olamayacağı anlaşılmaktadır. Olayda, 01.05.2015 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, kira bedelinin kiraya verilen yerin tadilatı olarak belirlendiği, bu sözleşmeye ek düzenlenen 26.06.2015 tarihli protokol ile de sözleşme konusu taşınmaza yapılması kararlaştırılan işlerin maliyetinin kiracı tarafından karşılanması karşılığında kiraya veren davacının 5 yıl süreyle kira bedeli talep etmeyeceğinin kararlaştırdığı gözetildiğinde, kira sözleşmesi uyarınca taşınmaza kiracı tarafından ilave edilen kıymetlerin kiracı tarafından gayrimenkulu genişletmek veya iktisadi değerini devamlı suretle artırmak amacıyla değil tavan, taban ve duvarların yenilenmesi gibi kiralayanın faaliyet icrasına yönelik tadilatlar olması ve kira bedeli karşılığında yapılması nedeniyle davacı kiralayanın gayrimenkulüne kiracı tarafından ilave edilen kıymetler, davacı kiralayan bakımından kira sözleşmesi süresine ait ayın olarak tahsil edilmiş kira bedeli olduğu sonucuna varıldığından, kiracı tarafından söz konusu kıymetler için harcanan ve mali kayıtlarda tutarı belirli olan harcama tutarı ile kira sözleşmesi süresi esas alınarak aylık olarak belirlenen kira bedelinden 2015 yılına karşılık gelen tutarının, davacı kiralayan tarafından kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu edilen kararın bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/1735 E. , 2025/1560 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1735
Karar No : 2025/1560
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Döküm Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait, ... Organize Sanayi Bölgesi ... Sokak No:... .../... adresinde bulunan taşınmazlara ilişkin, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu madde 4/m uyarınca uygulanmakta olan muafiyetin kaldırılması suretiyle salınan 2017-2021 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalı bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı şirketin maliki olduğu taşınmazın bulunduğu aynı adreste ... Dış Ticaret A.Ş.'nin yer aldığının tespit edildiği, bu iki şirket arasında bir kira ilişkisi olduğunun kabul edildiği, dolayısıyla kanunda belirtilen şartları taşımadığı gerekçesiyle emlak vergisi muafiyetinin iptal edildiği görülmüş ise de; davacı şirketin Meksika bağlantılı, yabancı sermayeli ve yabancı ortaklı bir şirket olduğu, davacı şirketin grup şirketleri şeklinde faaliyet gösterdiği, bunlardan birinin de, davacı şirketin dış ticaret işlemlerini sağlayan ... Dış Ticaret A.Ş. olduğu, bu iki şirketin yetkililerinin ve hissedarlarının aynı olduğu, aralarında hizmet ilişkisi bulunduğu, davacı şirket ile ... Dış Ticaret A.Ş. arasında kira ilişkisinin bulunduğunu gösteren herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmayışı karşısında, Emlak Vergisi Kanunu'nda organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binaların kiraya verilmemek şartıyla bina vergisinden muaf tutulduğu ve davacı şirketin de bu muafiyeti ihlal etmediği sonucu varıldığından, aksi yöndeki değerledirme ile uyuşmazlık konusu taşınmaza ilişkin emlak vergisi muafiyetinin iptal edilmek suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı emlak vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin maliki olduğu taşınmazın bulunduğu aynı adreste ... Dış Ticaret A.Ş.'nin yer aldığının tespit edildiği ve söz konusu şirketlerin faaliyet alanı farklı olduğu gibi ticaret sicili gazetesinde farklı tüzel kişi kayıtlarının bulunduğu Emlak Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca muafiyet şartlarında kira ilişkisinden bahsedildiği kira sözleşmesinin yapılmasının şartı koşulmadığı salt kira sözleşmesinin olmaması kira ilişkisine dair fiili bir durumu ortadan kaldırmayacağı, her ne kadar davacı şirket tarafından; Meksika bağlantılı, yabancı sermayeli ve yabancı ortaklı bir şirket olduğu, davacı şirketin grup şirketleri şeklinde faaliyet gösterdiği, bunlardan birinin de, davacı şirketin dış ticaret işlemlerini sağlayan ... Dış Ticaret A.Ş. olduğu, bu iki şirketin yetkililerinin ve hissedarlarının aynı olduğu, aralarında hizmet ilişkisi bulunduğu ileri sürülmekte ise de, grup şirketler içersinde grup içi şirketin bir taşınmazını diğer şirket tarafından kullanıldığı, söz konusu taşınmazı kullanması nedeniyle yasal düzenlemeler uyarınca şirketin emsal kira bedeli üzerinden fatura düzenlemek zorunda olduğu hususu dikkate alındığında söz konusu taşınmazların kiraya verildiği sonucuna varılarak muafiyeti iptal edilmek suretiyle uyuşmazlık konusu dönemlere ait tarh edilen bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka aykırılık bulunmadığı; kesilen vergi ziyaı cezalarına gelince, Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsendiğinden ve vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, idarece 2002 yılı ve sonraki yıllar için vergi ziyaı cezası kesilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz edilerek davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında bu gerekçe ile hukuki isabet bulunmadığı, Mahkeme kararının bu hususa ilişkin kısmının sonucu itibarıyla doğru olduğu gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli reddine, kısmen kabulüne, Mahkeme kararının bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: ... Dış Tic. A.Ş'nin tek pay sahibinin kendileri olduğu, söz konusu şirketin tüm idari işlerinin kendileri tarafından yürütüldüğü, bu şirketin sadece kaydi olarak var olduğu, adreste hiçbir personelinin, demirbaşının olmadığı, aralarında bir kira ilişkisi bulunmadığı, tesisin fiilen aralıksız olarak kendileri tarafından kullanıldığı, dava konusu bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka uyarlık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı şirkete ait, ... Organize Sanayi Bölgesi ... Sokak No:... .../... adresinde bulunan taşınmazlara ilişkin, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu madde 4/m uyarınca uygulanmakta olan muafiyetin kaldırılması suretiyle salınan 2017-2021 yıllarına ilişkin vergi ziyaı cezalı bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde; Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olacağı, 2. maddesinde, bu kanundaki bina tabirinin, yapıldığı madde ne olursa olsun, gerek karada gerek su üzerindeki sabit inşaatın hepsini kapsadığı, bu kanunun uygulanmasında Vergi Usul Kanununda yazılı bina mütemmimlerinin de bina ile birlikte nazara alınacağı, yüzer havuzlar, sair yüzer yapılar, çadırlar ve nakil vasıtalarına takılıp çekilebilen seyyar evler ve benzerlerinin bina sayılmayacağı, 3. maddesinde, bina vergisinin, binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binaya malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği, 4. maddesinin 1. fıkrasında; aşağıda yazılı binaların, kiraya verilmemek (24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanun kapsamında yapılan işletme hakkı devirleri hariç) şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaf olduğu, (a), (b), (s), (y) ve (z) fıkraları için kiraya verilmeme şartı aranmayacağı, aynı maddenin, 7033 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle değiştirilen ve 01/07/2017 tarihinde yürürlüğe giren (m) fıkrasında, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara ait binalar (Vakıf senedindeki cihete tahsis edilmek şartiyle) ile organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler, endüstri bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri ve sanayi sitelerinde yer alan binaların bina vergisinden muaf olduğu, 37. maddesinde de, 1319 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak şartıyla, 1319 sayılı Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması hâlinde, ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin davalı belediyeye vermiş olduğu 21/11/2017 tarihli dilekçe ile Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde bulunan taşınmazın kendilerine ait olduğu ve adreste aktif olarak faaliyetlerinin devam ettiği belirtilerek, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 4. maddesine 7033 sayılı Kanunun 10. maddesiyle eklenen hüküm uyarınca emlak vergisinden muaf tutulmaları talebinde bulunduğu, bu talebi kabul eden davalı belediyenin 2017/2. taksitten itibaren uyuşmazlığa konu taşınmazı emlak vergisinden muaf tuttuğu, ... Dış Tic. A.Ş'ne ait adresin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacı şirketle aynı olduğunun görülmesi üzerine, emlak vergisi muafiyet şartlarının uyuşmazlığa konu taşınmazın ... Dış Tic. A.Ş'ne kiraya verilmek suretiyle ihlal edildiğinden bahisle, davacı şirketin maliki olduğu İzmir ili Karşıyaka ilçesi ... pafta ... ada ... parselde kayıtlı bulunan 47.150,00 m2 taşınmaz üzerindeki 5.580,00 m2 ve 17.000,00 m2 iki adet fabrika binası ve imalathane için dava konusu vergi ziyaı cezalı bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının salındığı anlaşılmaktadır.
İşletmelerin yatırım maliyetlerinin azaltılması, üretimin desteklenmesi, sanayinin geliştirilmesi amacıyla 7033 sayılı Kanun ile Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklik sonucunda organize sanayi bölgelerinde bulunan taşınmazlara tanınan daimi muafiyetin, söz konusu taşınmazların kiraya verilmemesi şartına bağlandığı açık olup, idarece muafiyet şartlarının ihlal edildiğinden bahisle işlem tesis edilebilmesi için, bu hususun hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta ise, davalı belediyenin, davacı şirketle ... Dış Tic. A.Ş. arasında bir kira ilişkisinin bulunup bulunmadığına, bulunuyor ise davacıya ait 47.150,00 m2 taşınmaz üzerindeki 5.580,00 m2 ve 17.000,00 m2 iki adet fabrika binası ve imalathanenin hangi kısmının/kısımlarının kiraya konu edildiğine yönelik hiçbir tespitte bulunmayan davalı idarece, sadece Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yer alan adres kayıtlarından yola çıkılarak emlak vergisi muafiyet şartlarının ihlal edildiğinden bahisle salınan bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında ve Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu kısmının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 24/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/4486 E. , 2025/4871 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2025/4486
Karar No : 2025/4871
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5 - ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı Hazineye ait taşınmazın 18.325,00 m²'lik kısmının 4 adet tek katlı yapı, 3 adet çadır, müştemilat ve etrafı çevrili bahçe olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/01/2012-08/11/2016 dönemi için 167.143,96 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ...-(...)- ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesince Danıştay bozma kararına uyularak verilen kararda; tamamı Hazineye ait taşınmaz üzerinde fuzuli şagil olduğu sabit olan davacıdan ecrimisil istenebileceği, bilirkişilerden dava konusu taşınmazın ecrimisil bedelinin, taşınmazın yakınında olacak şekilde tespit edilecek emsal kira bedellerinin yanında, davacının ticari faaliyetlerine kattığı değer de dikkate alınarak emlak vergisine esas asgari değerinin %3'ünden az olmayacak şekilde belirlenerek, ecrimisil bedelinin yeniden hesaplanması için ek rapor istenildiği, bilirkişilerce düzenlenerek dosyaya sunulan rapora göre, dava konusu taşınmaza en yakın cephe aldığı ... ... Mahallesinin 2017 yılı emlak vergisine esas alınan arsa asgari m² birim değerinin 66,97 TL olduğu baz alınarak, bu değere yıllık yeniden değerleme oranları uygulanmak suretiyle yapılan hesaplama sonucu toplam ecrimisil miktarı 166.784,63 TL olarak hesaplanmış olması karşısında, dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesinde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine, yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 18.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Taşınmazın imar planında okul yeri olarak belirlendiği, tarımsal amaçlı kullanıldığının dikkate alınması gerektiği, babaları tarafından kullanılmakta iken babalarının vefat ettiği, taşınmazın 1986 yılında yapılan kira sözleşmesi uyarınca babaları tarafından tarımsal amaçlı kiralandığı, babalarının vefatından sonra annelerinin de 2006 yılında kanser hastalığı nedeniyle 16/11/2012 tarihinden itibaren kullanımının sona erdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, "vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti" yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden; idare mahkemesince, dava konusu işlemin 100.547,04 TL'ye ilişkin kısmının iptali, 66.596,92 TL'ye ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddi ile 1.090,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesi yolunda verilen kararın davanın reddine yönelik kısmın istinaf edilmeyerek kesinleştiği; iptale ilişkin kısma karşı davalı idarenin istinaf başvurusunun reddedildiği, ancak istinaf kararının temyiz neticesinde bozulması üzerine, bozmaya uyulmak suretiyle verilen kararda daha önce davanın reddine ilişkin kısım nedeniyle davalı idare lehine hüküm altına alınan vekâlet ücreti hakkında mükerrer olarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle ikinci kez vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 18.000,00-TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin çıkarılması suretiyle mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı Hazineye ait taşınmazın 18.325,00 m²'lik kısmının 4 adet tek katlı yapı, 3 adet çadır, müştemilat ve etrafı çevrili bahçe olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 01/01/2012-08/11/2016 dönemi için 167.143,96-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 28/12/2001 tarihinde Hazine adına hükmen tescil edilen taşınmazın dava konusu kısmının Hüseyin Reyhan mirasçıları olan davacılar tarafından işgal edildiği belirtilerek dava konusu ecrimisil düzeltme ihbarnamesi düzenlenmiş ise de, söz konusu taşınmazın davacıların murisleri ile Hazine vekili arasında tarla olarak beş yıl süreliğine kiralandığına dair 24/06/1986 tarihli ve 06 Haziran 1991 tarihli kira sözleşmeleri dikkate alınarak işgalin olup olmadığı ve niteliği araştırılarak neticesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde verilen Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.